Oruç tuttuğumuz zaman İftara 1-2 saat kala Futbol oynardık... Olabildiğince yorardık kendimizi... Ezan okuduğu zaman koşa koşa eve giderdik... Onun dışında genellikle yaza denk geldiği için Ramazan ayı; sıcakta gölgede otururduk tüm gün... Bazen cesaret ile bisiklet sürdüğümüz olurdu ama sonu hiç iyi bitmezdi

Vay be..
Bazen ise yaşadığımız yerden camii sesi duyulmazdı. Ben en küçük olduğum için beni camii ışığı yanmış mı; yanmamış mı? diye kontrole gönderirlerdi...
Çok küçükken 8-9 belki de 10 yaşlarımda ise gece kalkar bende tutcağım derdim. Yerdim.. Sabah olunca annem yine kahvaltı hazırlardı bana "Sen niyet etmedin ki senin orucun sayılmaz der

kahvaltımı yaptırırdı..."
Güzel günlerdi... Eskinin masumluğu; bilinmezliği ve heyecanı vardı. Şimdilerde olduğu gibi hayat bir ekran karşısında hızla akmazdı...