Kötülük yapmış bir insan, hatta size ya da bir başkasına büyük bir kötülük yapmış insanın sürünmesini mi tercih edersiniz yoksa tam anlamıyla rehabilite olup hayata, topluma kazandırılmasını mı?
Vahşice suçlar işleyen bir insanı tekrardan topluma kazandırabileceksek o zaman baştan bu tür kişileri tespit edip suç işlemelerini önlemek daha mantıklı. Mesela zorunlu eğitim süresince her yıl bir kez okullara psikologlar gelip her öprenci ile konuşabilirler. Farz edelimki yinede bu suçu işledi, ben topluma kazandırılmasını istemezdim. Muhtemelen ruh hastası olan bu arkadaş her zaman patlayacak saatli bomba gibi olurdu. Ayrıca bu sistem suistimal edilebilir. Tecavüz fantezisi olan bir insan ceza almak yerine tedavi edileceğini bilse, tecavüzü rahatlıkla eder, hatta ceza almayacağının rahatlığıyla olabilcek en uç noktalara taşırdı. Gerçekte ise bazı hastalıkların tedavisi mümkün değil. Mesela psikopatlar ne yaparsa yapsın suç işlediğini kabul etmeyen, etse bile her zaman kendilerini haklı gören kişiler. İnsanların sadece %1 ila %3 ü antisosyal kişilik bozukluğuna sahip. Buna rağmen hapishanelerdeki insanların yarısı anti sosyal kişilik bozukluğuna sahip insanlar. Bu kişilik bozuklukları arasında en çok suça meyilli olanı olarak görülüyor ve tedavisi yok. Kısaca özeti şu.
1-) Çok kısıtlı duygular.
2-) Çok kısıtlı empati yada empatinin tamamen olmaması.
3-) Suça meyilli olmak ve o tür aktivitelerden zevk almak.
4-) Kronik yalan söylemek.
5-) Narsistlik. Ne yaparsa yapsınlar kendilerini daim haklı görmek.
6-) Çocukluklarında hayvanlara eziyet etmek.