Türkçesi çıkmayacak sanırım.Bu Judge Holden neymiş böyle aman aman Griffth falan aziz kalır yanında.
Türkçesi çıkmayacak sanırım.Bu Judge Holden neymiş böyle aman aman Griffth falan aziz kalır yanında.
Pandemi döneminde 18 gün yasak varken okumuştum. Filmini de çektiler, İtalya'da geçiyor. Oraya uyarlamışlar.Martin Eden'in yarısına geldim sayılır. Bu kitabın yarı otobiyografik bir eser olduğunu duymuştum, bu yüzden kitabın sonunda olası bir intihar vakasına karşı kendimi hazırlamaya çalışıyorum. Sadece kitapta yazdıklarıyla bile sosyetik ailelerle kendisi arasındaki farkları kafasında bu kadar büyüttüyse yazarın gerçek hayatında yaşamış olduğu aşağılık kompleksinin boyutunu düşünemiyorum açıkçası.Kitabın içine girip Martin'i omuzlarından sarsabilsem ne güzel olurdu, bu çabaları meyve verecektir mutlaka ama kendini böyle bir hedef için heba etmesini izlemek zor oluyor harbiden.
Kitap bitmeden önce tek isteğim var, o da Martin'in kendine gelmesi, zengin sınıftaki insanların göz kamaştıran yaşamlarına gıpta etmeyi bırakması, kendini ve utandığı ailesini bu kadar aşağılayıp ezmekten vazgeçmesi. Aralarına karışmayı hedeflediği o insanların çoğu aslında doğuştan beri var olan zenginlik sayesinde eğitime, kültüre ulaşabilmiş yahu. Hepsinin temiz, namuslu, adaletli olduklarına nasıl böyle körkütük inanabilir ya böyle saflık olmaz olsun.
Farklı ülkede geçen bir öyküye adapte edilmese bile bana sorarsan böyle kitapların filmlerini çekmek pek akıllıca olmayabilir, geldiğim yere kadar kitabın neredeyse %90'lık kısmı karakterin iç dünyasındaki anlatılar üzerinden ilerliyor, kalan kısmında bu durum değişiyor mu henüz bilmiyorum tabii ama pek öyle gözükmüyor. O anlatıları ekrana taşımak pek mümkün değil yani adamı sürekli kendi kendine konuşturmak zorunda kalırlar? Böyle kitapları filme uyarlarken kitabın çerçevesinden çıkmadan filmi doldurabilecek kadar bir senaryo, olay örgüsü vs. oluşturmak gerekir, böyle olunca da kitaptan farklılaşmış olur elbet, ister istemez. Seninki kadar gelişmiş bir sinema kültürüm yok tabii, ön yargılı konuştuğumun farkındayım.Pandemi döneminde 18 gün yasak varken okumuştum. Filmini de çektiler, İtalya'da geçiyor. Oraya uyarlamışlar.
![]()
Ben nasıl aktarmışlar diye meraktan izliyorum. Edebiyat uyarlaması gördüysem direkt izlerim.Farklı ülkede geçen bir öyküye adapte edilmese bile bana sorarsan böyle kitapların filmlerini çekmek pek akıllıca olmayabilir, geldiğim yere kadar kitabın neredeyse %90'lık kısmı karakterin iç dünyasındaki anlatılar üzerinden ilerliyor, kalan kısmında bu durum değişiyor mu henüz bilmiyorum tabii ama pek öyle gözükmüyor. O anlatıları ekrana taşımak pek mümkün değil yani adamı sürekli kendi kendine konuşturmak zorunda kalırlar? Böyle kitapları filme uyarlarken kitabın çerçevesinden çıkmadan filmi doldurabilecek kadar bir senaryo, olay örgüsü vs. oluşturmak gerekir, böyle olunca da kitaptan farklılaşmış olur elbet, ister istemez. Seninki kadar gelişmiş bir sinema kültürüm yok tabii, ön yargılı konuştuğumun farkındayım.Film ya da dizi uyarlamalarına asla karşı falan değilim yani, sadece olay ve konuşma sayısı bu kadar az olup, daha çok içsel anlatı içeren kitapları düzgün bir uyarlamaya kavuşturmak zor bence, onu demek istedim. Suç ve Ceza'nın film ya da dizisini falan da hiç izlemedim örneğin, Rus yapımı olan öneriliyordu.


