Korsanfan.Com - One Piece Türkiye
Korsanfan.Com - One Piece Türkiye
Neler yeni

[Spoiler] (Manga) Attack on Titan

Türkçesi yayınlanan son bölümdeki hırsız olarak nitelendirilen çocuk neden Osmanlı giyim kuşamına sahip? Avrupanın sefil dilenci giyimini seçebilmek varken neden Osmanlı takkesi ve yeleği?
Bu mangakalarda da mı Türkiye/Osmanlı nefreti var anlamadım doğrusu...
Küfürleri sıraladım...
Herhangi bir aşağılama veya başka bir şey yok. Hatta bir övgü bile var denilebilir.
 
O Osmanlı değil Mısırlı takkesi ve yeleği. İstanbul’a (Osmanlıya) Mısır’dan gelme şeyler bunlar. Bizimle alakası yok. O takke dediğin komedi şeyi takmaya İstanbul halkı resmiyetle başlamış. Yoksa İstanbullu ne yapsın onu...
Fes'in ilk ortaya çıktığı dönemler Antik Yunan ve Balkanlardır, daha sonra Osmanlı döneminde yaygınlaşmıştır. "Fes" ismi ise Fas'ın eski başkentinden gelmektedir. Mısır ile en ufak alakası yok.
 
Yeni bölümün çıktığını bilmiyordum. Herkes raw tartışıyor sanıyordum. Anca bugün anladım yeni bölüm çıktığını gittim hemen okudum.
10 sayfa muhabbetinizden spoiler almayacağım diye ne didinmiştim. :fool:


Bayağı da yazdım ama umarım okuyan birileri çıkar. :bilmem:

Sanırım seri boyunca okuduğum bölümler içinde en sevdiğin bölüm bu oldu.
Çünkü çok uzun zamandır beklediğim ama olduğunda da büyük bir kıyımın yaşanacağını bildiğimden kara kara dertlendiğim şey gerçek oldu.

Duvarlara hapsedilen titanlar artık özgür.

Ama bunu isteme sebebim savaştan dolayı falan değil, sadece onlar için üzülüyor olmamdandı.
3 büyük duvarın binlerce belki yüzbinlerce titanla yapıldığı ve titanların ise bir zamanlar Eldia'lı olan insanlardan dönüştürüldüğü gerçeğini öğrendiğimden beri duvarların kralının karakterini düşünüyor ve o titanların ne zaman özgür olacağını merak ediyordum. (Özgür olacakları garantiydi çünkü.)

Duvarların kralının ne yaptığına bakalım.
Sadece birkaç ailenin fertlerini alarak onları bir adaya duvarlarla çevrili bir yere hapsediyor.
Bu duvarları yapmak içinse binlerce insanı titana dönüştürüp onları boncuk gibi dizerek onlarca yıl duracak olan bir duvara dönüşmelerini sağlıyor.
Duvarların içindeki o birkaç aileye mensup fertlerin hafızlarını siliyor.
Bütün bu sisteme sonsuza dek hakim kalabilmek için kendi titanını devralan aile ferdinin iradesini silip kontrolünü eline alıyor.

Son olarak;
Grisha, duvarın ardında her şeyden habersiz yaşayan halka uygulanan soykırımı önlemek için geldiğinde kılını kımıldatmayarak "Günahlarımızın kefaretini ödemeliyiz." diyor.

Bütün bunlara bakınca bu kralın iğrenç biri olduğu anlaşılıyor.
Ama duvarların dışındaki Eldia'lılara bakınca onlardan çok daha mutlu bir hayat yaşadıkları aşikar Paradis halkının.
Tabi Marley'in (ta ki atağa geçerek insan kontrolünde olan titanları yolladığı büyük atağında öncesine kadar) yolladığı titanlaştırılmış Eldia'lı hükümlüleri saymazsak.

Bir süredir neden Paradis Halkı'nın sürekli iblis, şeytan diye anıldığını düşünüyordum. Bu bölümde de defalarca söylendi hatta.
Mültecilere insan gözüyle bakılırken, Eldialılar'a rahatça manipülasyon uygulamak için sürekli "şeytansınız" derken Paradis'tekileri cidden şeytan gördükleri için böyle diyor gibiydiler.
Buna da çok takılıyorum ama bu bu bölümün konusu değil tabi. Sadece ileride buna da açıklık geleceğini umduğumdan dedim.


Gelelim bölüme. Dediğim gibi en çok istediğim, beklediğim, korktuğum, üzüldüğüm şey oldu.
Zaten Zeke'in böğürme süreci başladığından beri bekliyordum ne zaman duvarlara sıra gelecek diye.
Ama Zeke değil, Eren yaptı bunu. Buna sevindim ben de.

Zeke'i sevmem. Burada bilinir bu. Tabi Eren'i desteklediğim anlamına da gelmez bu ama oraya sonra gelecem.
Geçen bölümün sonunda Eren'den duyduğun şeylerden memnundum.
"Sen bir tanrı değilsin Ymir. Köle de değilsin. Sadece bir insansın."
"Bütün yükü bir çocuğun omuzlarına yıkmış bu dünyayı yokedeceğim."

Eren'in niyeti tam olarak ne bilmiyorum. Bütün insanlığı sahiden yok etmek dediğin akıl karı iş değil. Ama bütün dünyanın soykırım uygulamaya çalıştığı bir memleketin karşı saldırıya geçmesinde de hiçbir anormallik yok.
Ve bütün dünyaya karşı savaşacaklarsa o titanlara zaten ihtiyaçları vardı.
Yalnız bir sorun var. Bunlar adadalar. Titanlar yüzebiliyor mu? Yüzemezlerse gemilerle mi taşınacaklar? Mümkün değil tabi bu.
Suyun içinden yürüyerek mi geçecekler?

Bu zaman alacak iş. Dünya birleşip hazırlanacaktır. Büyük dünya savaşı yakın.
Normalde hiç şansları yok derdim ama Marley Halkı zamanında bu güce diz çöktürmüş ve sonrasında kontrolü altına almış.
Fakat bu başarıyla rehavete kapılmamış, çünkü baskı altındaki halk ayaklanır, bu yüzden komplo peşinde koşan her Eldia'lının üzerine overkill şeklinde çökmüşler.
Yani sürekli tetiktelermiş. Bu Paradis'teki titan kolonisi için de önceden hazırlık yaptıkları anlamına gelir bence.
Çünkü hikayenin başında Annie, Berthold, Reiner ve diğer oğlanı gönderirken duvarların ardında halkın beyninin yıkandığından da haberleri yoktu. Saldırdıkları ilk anda duvarların kralının tehdit ettiği gibi o titanları üzerlerine salmayacağını da bilmiyorlardı.
Yani bence o titanlara hazırlıklıydılar.

Demeye çalıştığım tek taraflı bir katliamdan ziyade çok büyük ve kanlı bir savaş bekliyorum ben.
 
Yeni bölümün çıktığını bilmiyordum. Herkes raw tartışıyor sanıyordum. Anca bugün anladım yeni bölüm çıktığını gittim hemen okudum.
10 sayfa muhabbetinizden spoiler almayacağım diye ne didinmiştim. :fool:


Bayağı da yazdım ama umarım okuyan birileri çıkar. :bilmem:

Sanırım seri boyunca okuduğum bölümler içinde en sevdiğin bölüm bu oldu.
Çünkü çok uzun zamandır beklediğim ama olduğunda da büyük bir kıyımın yaşanacağını bildiğimden kara kara dertlendiğim şey gerçek oldu.

Duvarlara hapsedilen titanlar artık özgür.

Ama bunu isteme sebebim savaştan dolayı falan değil, sadece onlar için üzülüyor olmamdandı.
3 büyük duvarın binlerce belki yüzbinlerce titanla yapıldığı ve titanların ise bir zamanlar Eldia'lı olan insanlardan dönüştürüldüğü gerçeğini öğrendiğimden beri duvarların kralının karakterini düşünüyor ve o titanların ne zaman özgür olacağını merak ediyordum. (Özgür olacakları garantiydi çünkü.)

Duvarların kralının ne yaptığına bakalım.
Sadece birkaç ailenin fertlerini alarak onları bir adaya duvarlarla çevrili bir yere hapsediyor.
Bu duvarları yapmak içinse binlerce insanı titana dönüştürüp onları boncuk gibi dizerek onlarca yıl duracak olan bir duvara dönüşmelerini sağlıyor.
Duvarların içindeki o birkaç aileye mensup fertlerin hafızlarını siliyor.
Bütün bu sisteme sonsuza dek hakim kalabilmek için kendi titanını devralan aile ferdinin iradesini silip kontrolünü eline alıyor.

Son olarak;
Grisha, duvarın ardında her şeyden habersiz yaşayan halka uygulanan soykırımı önlemek için geldiğinde kılını kımıldatmayarak "Günahlarımızın kefaretini ödemeliyiz." diyor.

Bütün bunlara bakınca bu kralın iğrenç biri olduğu anlaşılıyor.
Ama duvarların dışındaki Eldia'lılara bakınca onlardan çok daha mutlu bir hayat yaşadıkları aşikar Paradis halkının.
Tabi Marley'in (ta ki atağa geçerek insan kontrolünde olan titanları yolladığı büyük atağında öncesine kadar) yolladığı titanlaştırılmış Eldia'lı hükümlüleri saymazsak.

Bir süredir neden Paradis Halkı'nın sürekli iblis, şeytan diye anıldığını düşünüyordum. Bu bölümde de defalarca söylendi hatta.
Mültecilere insan gözüyle bakılırken, Eldialılar'a rahatça manipülasyon uygulamak için sürekli "şeytansınız" derken Paradis'tekileri cidden şeytan gördükleri için böyle diyor gibiydiler.
Buna da çok takılıyorum ama bu bu bölümün konusu değil tabi. Sadece ileride buna da açıklık geleceğini umduğumdan dedim.


Gelelim bölüme. Dediğim gibi en çok istediğim, beklediğim, korktuğum, üzüldüğüm şey oldu.
Zaten Zeke'in böğürme süreci başladığından beri bekliyordum ne zaman duvarlara sıra gelecek diye.
Ama Zeke değil, Eren yaptı bunu. Buna sevindim ben de.

Zeke'i sevmem. Burada bilinir bu. Tabi Eren'i desteklediğim anlamına da gelmez bu ama oraya sonra gelecem.
Geçen bölümün sonunda Eren'den duyduğun şeylerden memnundum.
"Sen bir tanrı değilsin Ymir. Köle de değilsin. Sadece bir insansın."
"Bütün yükü bir çocuğun omuzlarına yıkmış bu dünyayı yokedeceğim."

Eren'in niyeti tam olarak ne bilmiyorum. Bütün insanlığı sahiden yok etmek dediğin akıl karı iş değil. Ama bütün dünyanın soykırım uygulamaya çalıştığı bir memleketin karşı saldırıya geçmesinde de hiçbir anormallik yok.
Ve bütün dünyaya karşı savaşacaklarsa o titanlara zaten ihtiyaçları vardı.
Yalnız bir sorun var. Bunlar adadalar. Titanlar yüzebiliyor mu? Yüzemezlerse gemilerle mi taşınacaklar? Mümkün değil tabi bu.
Suyun içinden yürüyerek mi geçecekler?

Bu zaman alacak iş. Dünya birleşip hazırlanacaktır. Büyük dünya savaşı yakın.
Normalde hiç şansları yok derdim ama Marley Halkı zamanında bu güce diz çöktürmüş ve sonrasında kontrolü altına almış.
Fakat bu başarıyla rehavete kapılmamış, çünkü baskı altındaki halk ayaklanır, bu yüzden komplo peşinde koşan her Eldia'lının üzerine overkill şeklinde çökmüşler.
Yani sürekli tetiktelermiş. Bu Paradis'teki titan kolonisi için de önceden hazırlık yaptıkları anlamına gelir bence.
Çünkü hikayenin başında Annie, Berthold, Reiner ve diğer oğlanı gönderirken duvarların ardında halkın beyninin yıkandığından da haberleri yoktu. Saldırdıkları ilk anda duvarların kralının tehdit ettiği gibi o titanları üzerlerine salmayacağını da bilmiyorlardı.
Yani bence o titanlara hazırlıklıydılar.

Demeye çalıştığım tek taraflı bir katliamdan ziyade çok büyük ve kanlı bir savaş bekliyorum ben.
Atladığın iki yer var birincisi marley duvarın kıralını yenmedi kıral kendisi ve halkı paradis adasına hapsetti kontrolü markete verdi. İkincisi duvarlara yapılacak saldırıda karşılık verilmeyeceği büyük ihtimalle marley tarafından biliniyordu.
 
Korsanfan.com Her Hakkı Saklıdır. 2008-2020.
Tasarım Korsanfan V.5.5
Yukarı Çık